Page 27 - Tusaf Dergisi Sayı 36
P. 27
TUSAF
www.tusaf.org
vatandaşlarımıza yansıtmadan hem ülkemizde hem de Dünya our place both in our country and on the World’s tables without
sofralarında yerimizi almak için canla başla mücadelemizi reflecting this process onto our citizens. As the flour sector, the
verdik. Gıda sanayisinin bel kemiği olan un sektörü olarak, 13 backbone of the food industry, we kindly request the support of
yıldır lider olduğumuz ihracat pazarının kaybedilmemesi, atıl our Presidency, relevant ministries, and institutions to prevent
ve aktif kapasitenin tekrar çalışır hale gelmesi, yoğun rekabetin the loss of the export market where we have been the leader for
olduğu uluslararası pazarlarda ürün ve hizmetlerin nitelikleri ile 13 years, to reactivate idle and active capacity, to stand out with
ön plana çıkabilmek ve bu vesileyle de ihracatımızın büyümeye the qualities of products and services in fiercely competitive
devam edebilmesi adına Cumhurbaşkanlığımız başta olmak international markets, and thereby for our exports to continue
üzere, ilgili bakanlıklarımız ve kurumlarımızdan desteklerini growing.”
esirgememelerini rica ediyoruz.” Dedi.
Mr. Mehmet Akıncı, Chairman of the Board of the Gaziantep
Gaziantep Ticaret Borsası (GTB) Yönetim Kurulu Başkanı Commodity Exchange (GTB), in his speech, drew attention to
Sayın Mehmet Akıncı konuşmasında Türkiye’nin tarımsal the climatic and structural risks faced by Turkey’s agricultural
üretiminde karşı karşıya kaldığı iklimsel ve yapısal risklere production, emphasizing that the flour sector is not only a
dikkat çekerek, un sektörünün yalnızca temel bir gıda zinciri basic food chain but also a strategic power. Mr. Akıncı stated,
değil, aynı zamanda stratejik bir güç olduğunu vurguladı. “Approximately 80% of wheat production in Turkey takes place
Sayın Akıncı, “Türkiye’de buğday üretiminin yaklaşık %80’inin under dry farming conditions. The drought caused by climate
kuru tarım koşullarında gerçekleşmektedir. İklim değişikliği change resulted in localized yield losses in many regions in
nedeniyle yaşanan kuraklığın, 2025 yılında birçok bölgede 2025. These partial losses in production once again clearly
yer yer rekolte kayıplarına neden oldu. Üretimde yaşanan bu demonstrated the strategic importance of water management.
kısmi kayıplar, su yönetiminin ne denli stratejik bir öneme sahip We must now understand the value of water much better and
olduğunu bir kez daha gözler önüne serdi. Artık suyun kıymetini shape our agricultural policies with this awareness. Climate-
çok daha iyi anlamak ve tarım politikalarımızı bu farkındalıkla friendly and high-water-efficiency production models are the
şekillendirmek zorundayız. İklim dostu ve su verimliliği yüksek insurance of our future.”
üretim modelleri, geleceğimizin sigortasıdır” dedi.
27

